27 Eylül 2013 Cuma

Selanik

 
Ulu onder Ataturk umun dogdugu yeri gorme istegim, kahramaliklarini okudugum ilk okul yillarima dayanir.  

Selanike gelince ilk is Onderimizin evini gormek oldu. O'nu hisetmeye calismak ayri bir duyguydu ama O'nun tum fedakarliklari karsinda, bugun yasananlar nedeniyle buruklasmamak da mumkun olmadi.



 
Memleketimize cok benzeyen komsu topraklarindan Selanik oldukca İzmir e benziyor. Duzgun mimarisi , muntazam kentlesmesi ile sahil boyunda yurumek fazlasiyla keyifli.




 
İc kisimlarda hemen her ev tamamiyle birbirinin ayni şirin tahta jaluzilere bürünmüş. Bu mavi yesil jaluziler tarihin icinde dolasiyor etkisi birakiyor. Sanki hic ellenmemis ve gunumuze degin gelmis gibi, kimler geldi kimler gecti buralardan, eski sahipleri eski yasantilar nasil diye bir an alip goturuyor insani.



 




 

 
Selanik te fazlasıyla hoşuma giden bir nokta da caddelerin üzerlerinin ağaçtan çatıyla örtülü olmasıydı.

Çoğu cadde sokak huzurla dolduran yemyeşil bir şekilde.
 
 
 
Sokak aralraında tam da benlik bir cafe (:

 

Yunanistan da olmayi, bilmedigim bir duygudan oturu cook seviyorum, Yine huzurla sevgiyle ayrilmak cok İyi geldi bana (: (: 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder